Okula başlamadan önce yapılacaklar ve okul sürecinde karşılaşabileceğimiz bazı durumlar aşağıda verildi..
Yararlı olması dileklerimizle...
1.Okula yönelik olumlu bir tutum geliştirebilmek için okula başlama coşkusu, ailenin diğer bireyleri tarafından da yaşanmalıdır. Çocukla birlikte okul için gerekli olan malzemelerin alınması, düzenlenmesi, çocuğun okulda ne kadar mutlu olacağına dair görüşler vb. yaşantılar okula karşı olumlu bir bakışın gelişmesini sağlar.
2. Okulun fiziki yapısının okula başlamadan önce çocuklara gösterilmesi "benim okulum" kavramının yerleştirilmesi açısından önemli. Ayrıca okulun büyük olması çocuğu tedirgin edebilir. Daha önceden okulu görmesi onu rahatlatacaktır.
2. Okula başlama ile ilgili ara ara çocuğunuzla konuşmanız onun bu sürece hazırlanmasını hızlandıracaktır. Konuşmayı çok abartmadan keyifli olan anlarda yapmak motivasyonu arttıracaktır.
3. İlk gün çocuğun ne ile karşılaşacağını ona anlatmak önemli. Arkadaşları, öğretmen, dışarıda sıra olma, sınıfa girme, öğretmen ve arkadaşlarıyla tanışma vb. ayrıntıların paylaşılması "acaba orada ne olacak" kaygısını azaltacaktır.
4. Çocuğun anne ve babaya bağımlılığı varsa ve ayrılma kaygısı yaşayabilecek ip uçları veriyorsa onun kaygısını anlamak, hemen bırakıp gitmeyeceğinizi , yanında olacağınızı anlatmak başka çocukların da bu şekilde hissedebileceğini anlatmak ona kendisini yalnız hissettirmeyecektir. Bu süreci hızlandırmanın en etkili yollarından biri de anne ve babanın çocuktan ayrılmaya kendini hazır hissetmesi ve bunu çocuğa hissettirmesidir.
5. Çocukların uyum becerilerinin yetişkinlerden daha iyi olduğunu anne babalar unutmamalıdır.
6. Okula uyum sürecinde sıkıntılar her geçen gün artıyorsa okul psikolojik danışmanınızdan destek alınması problemlerin artmadan çözülmesi yönünde iyi bir adım olacaktır. Tüm bu süreçleri gerçekleştirdiğiniz halde çocuğunuz okula gitmede hala isteksiz davranabilir ve bazı yakınmalar gösterebilir. Biz bu duruma okul fobisi diyoruz.
Okul fobisi, kuvvetli bir endişe nedeniyle (anneye bağımlılık ve ondan uzaklaşmayı istememe, ailesine bir şeyler olacağı kaygısı, aşırı koruyuculuk, her istediği şeyin anne ve baba tarafından yapılması vb) çocuğun okula gitmeyi reddetmesi yada bu konuda isteksiz görünmesidir. Okul fobisi olan çocuklar, okula olan isteksizliklerini tipik bir biçimde bedensel yakınmalarıyla dile getirmeye çalışan, bu nedenle kendilerini evde tutma yolunda anne-babalarını ikna etmeye çalışan çocuklardır.
Okul fobisi dediğimiz bu sıkıntı (Okula gitmek istemeyen çocuklarımızda gözlemlenen davranışlar) mide bulantısı, ağlama, karın yada baş ağrısı şeklinde bedensel şikayetlerle ortaya çıkar. Genellikle sabahları uyanır uyanmaz bu tepkiler görünmekte ve okula gitmemelerine karar verilir verilmez de kendiliğinden kaybolmaktadır. Eğer çocuklara okula öğleden sonra gitmeleri önerilirse, aynı tür şikayetlerinin bir saat içinde tekrarlandığı görülür. Kendilerine o gün için okula gönderilmeyecekleri konusunda söz verilirse, ertesi gün belirtilerin yeniden ortaya çıktığı dikkati çeker.
Eğer anne-baba bir hafta sureyle çocuğun okulu unutmasına karar verirse, çocuğun bir sonraki pazartesine kadar sağlığının yerinde olduğu görülür. Hafta sonu genellikle okul fobisi olan çocuklar için aktif olabildikleri ve okul baskısı olmaksızın diledikleri gibi eğlendikleri için en sevilen dönemdir.Psikosomatik kökenli şikayetleri ortadan kaldırmak üzere öğretmen değiştirme. çocuğun daha az başarılı bir sınıfa alma yada bir başka okula gönderme gibi alınabilecek önlemler sadece geçici bir süre için sonuç verir. Bu gibi durumlarda çocuklar başlangıçta mutlu ve yeni okul ortamına coşku içinde görünürler, ancak birkaç gün yada bir hafta sonra yeniden evde kalmak üzere yeni ortamla ilgili bazı yakınmalarda bulunurlar.
NELER YAPILMALI..
Her şeyden önce çocuğun okuldan uzak kalmamasına önem verilmelidir. Çocuk derse girmese bile okul bahçesinde bulunmalıdır. Evde kalış uzadıkça okula dönüş o ölçüde güçleşir. Aşamalı bir şekilde okula alıştırma yöntemi uygulanmalı ve bu süreçte anne baba okula destek olmalıdır. Çocuğa soğukkanlı bir tutum ile yaklaşılmalıdır.
Korkutmalar, dayaklar, geri tepmeler, alttan almalar da etkisiz kalır. Çocuğun sıkıntıları ilk günleri artar gibi olsa da sonraları yatışır. Her türlü öğretim de olduğu gibi çocuğa neden burada olduğunun uygun bir dille anlatılması gerekir. Çocuk okula gidiş sebebini öğrenmelidir. Çocuğa okulu yeniden tanıtma ve özendirme girişimleri yaralı olacaktır. Öğretmenin sıcak ilgisi, eğlenip oynayacak ortamın varlığı çocuğun kısa bir süre içinde gevşeyip rahatlamasına yardım eder. Bu çocukların girdikleri bu yeni ortama uyabilmeleri ve kendilerini güvenlik içinde hissedebilmeleri için kendilerine güven sağlayıcı birine ihtiyaçları vardır. Küçük çocuklara okulda bu güveni en iyi verebilecek kimse öğretmenleridir.
Öğretmen onun gözünde güçlü ve önemlidir. Eğer öğretmen ulaşılmaz bir otorite ise hemen her çocuk için BU BİR SORUNDUR…
Tüm bunlar yapılıp herhangi bir gelişme kaydedilemiyorsa konu ile ilgili uzman bir kurumdan destek alması önemli gözükmektedir.
Sevgilerimizle
yeniram |